İçeriğe geç
VANGUARDHukuk Bürosu

Şirketler Hukuku

Ticari Davalarda Dava Şartı Arabuluculuk: Şirketler Açısından Kapsam, Süreler ve Pratik Sonuçlar

Av. Enes Aydın, LL.M.

Av. Enes Aydın, LL.M.

Kurucu Ortak & Avukat

Tarih
23 Eylül 2026
Süre
7 dk okuma

1 Ocak 2019'dan bu yana ticari uyuşmazlıkların önemli bir kısmında mahkemeye gitmeden önce arabulucuya başvurulması zorunludur. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na eklenen 5/A maddesiyle getirilen bu düzenleme, şirketlerin alacak ve tazminat taleplerini nasıl ve ne zaman ileri sürebileceğini doğrudan etkiler. Arabuluculuk aşamasının bir formalite olarak görülmesi ise hem süre hem maliyet açısından beklenmedik sonuçlar doğurabilir.

Hangi uyuşmazlıklar kapsamda?

TTK m.5/A uyarınca, Kanun'un 4. maddesinde sayılan ticari davalardan konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olunması dava şartıdır. Uygulamada bu kapsamda en sık karşılaşılan uyuşmazlıklar şunlardır:

  • Mal ve hizmet satışından doğan fatura alacakları,
  • Tedarik, distribütörlük ve bayilik sözleşmelerinden kaynaklanan alacak ve tazminat talepleri,
  • Ticari sözleşmelerde cezai şart ve gecikme tazminatı talepleri,
  • Ticari işletmeler arasındaki diğer para alacağına ilişkin uyuşmazlıklar.

Buna karşılık konusu para olmayan talepler (örneğin genel kurul kararının iptali, bir sözleşmenin feshinin tespiti ya da bir malın teslimi) dava şartı arabuluculuk kapsamında değildir. Aynı dilekçede hem para alacağı hem de başka nitelikte talepler bulunuyorsa, para alacağına ilişkin kısım bakımından arabuluculuk şartı ayrıca değerlendirilmelidir.

Başvuru nereye ve nasıl yapılır?

Başvuru; karşı tarafın veya taraflardan birinin yerleşim yerindeki ya da uyuşmazlık hakkında yetkili mahkemenin bulunduğu yerdeki arabuluculuk bürosuna, arabuluculuk bürosu bulunmayan yerlerde ise görevlendirilen yazı işleri müdürlüğüne yapılır. Arabulucu, bu birimin tuttuğu listeden atanır.

Başvuru öncesinde karşı tarafın doğru unvanının, ticaret sicil kaydının ve güncel iletişim bilgilerinin tespit edilmesi önemlidir. Özellikle birden fazla grup şirketinin bulunduğu yapılarda, borçlu şirketin yanlış belirlenmesi sürecin baştan tekrarlanmasına yol açabilir.

Süreler

Arabulucu, ticari uyuşmazlıklarda görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde süreci sonuçlandırır; zorunlu hâllerde bu süre en fazla iki hafta uzatılabilir. Arabulucuya başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen sürede zamanaşımı durur ve hak düşürücü süreler işlemez.

Bu kural, özellikle zamanaşımına yakın alacaklar bakımından önemlidir. Süre hesabı yapılırken arabuluculukta geçen dönemin eklenmesi gerekir; ancak kalan sürenin son günlerine bırakılan bir başvuru, belge eksikliği gibi nedenlerle risk oluşturabilir.

İlk toplantıya katılmamanın sonucu

Taraflardan biri geçerli bir mazereti olmaksızın ilk toplantıya katılmazsa ve süreç bu nedenle sona ererse, bu durum son tutanakta belirtilir. Toplantıya katılmayan taraf, sonradan açılan davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile yargılama giderlerinin tamamından sorumlu tutulur ve lehine vekâlet ücretine hükmedilmez.

Arabuluculuk toplantısına katılmamak, davanın esasında haklı olunsa bile yargılama giderlerinin tamamını üstlenmek anlamına gelebilir.

Bu nedenle şirketlerin arabuluculuk davetlerini sistematik olarak takip etmesi, davetin hangi birime ulaştığını ve kimin katılacağını önceden belirlemesi gerekir. Şirketi temsil edecek kişinin yetki belgesinin toplantıdan önce hazırlanması da süreci hızlandırır.

Anlaşma sağlanırsa

Taraflar anlaşmaya varırsa anlaşma belgesi düzenlenir. Bu belge taraflar ve avukatları ile arabulucu tarafından birlikte imzalanmışsa, icra edilebilirlik şerhi alınmasına gerek kalmaksızın ilam niteliğinde belge sayılır. Anlaşma belgesinde ödeme takvimi, temerrüt hâlinde muacceliyet ve masrafların paylaşımı gibi hususların açıkça düzenlenmesi, sonradan doğabilecek ikinci bir uyuşmazlığın önüne geçer.

Anlaşma sağlanamazsa

Anlaşma sağlanamazsa düzenlenen son tutanağın aslı veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneği dava dilekçesine eklenir. Tutanak eklenmezse mahkeme, bir haftalık kesin süre vererek tutanağın sunulmasını ister; süresinde sunulmazsa dava, dilekçe karşı tarafa tebliğ edilmeksizin usulden reddedilir. Arabulucuya hiç başvurulmadan dava açıldığı anlaşılırsa da dava, dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddedilir.

Şirketler için pratik öneriler

  • Ticari sözleşmelerde uyuşmazlık çözüm yöntemini ve yetkili yeri açıkça belirleyin; bu, arabuluculuk bürosunun ve ileride dava açılacak mahkemenin tespitini kolaylaştırır.
  • Arabuluculuk davetlerinin şirkete ulaştığı kanalları tanımlayın ve bu davetleri takvimli olarak izleyin.
  • Toplantı öncesinde alacağın dayanağı olan sözleşme, fatura, irsaliye ve yazışmaları derleyin; arabuluculuk görüşmesi, davada ileri sürülecek delillerin ilk sınamasıdır.
  • Anlaşma belgesini avukatınızla birlikte imzalayarak ilam niteliği kazanmasını sağlayın.

Sonuç

Dava şartı arabuluculuk, ticari uyuşmazlıklarda dava öncesine yeni ve zorunlu bir aşama ekler. Bu aşama doğru hazırlandığında, uyuşmazlığın dava açılmadan ve daha kısa sürede çözülmesi için gerçek bir imkân sunar. Hazırlıksız girildiğinde ise süre kaybına ve beklenmedik yargılama giderlerine yol açabilir. Her uyuşmazlığın kendi koşulları içinde değerlendirilmesi gerektiğini ve güncel mevzuat ile içtihadın dosya bazında ayrıca kontrol edilmesi gerektiğini hatırlatmak isteriz.

Bu yazı yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Somut uyuşmazlıklara ilişkin hukuki görüş veya tavsiye niteliği taşımaz; her olayın kendi koşulları içinde değerlendirilmesi gerekir.

Diğer Yayınlar

Alacak Yönetimi8 dk okuma

Kurumsal Alacak Yönetiminde Toplu İcra Süreçlerinin Stratejik Önemi

Binlerce dosyanın eş zamanlı yönetildiği kurumsal portföylerde, dosya bazlı klasik icra takibi yaklaşımı neden yetersiz kalıyor? Süreç standardizasyonu, önceliklendirme ve hukuk-operasyon entegrasyonunun tahsilat performansına etkisi.

Av. Enes Aydın, LL.M.

Kurucu Ortak & Avukat